İçme Suyu

İçme Suyu

İçme Suyu
İçme suyu, içilmesi ya da yemeklerde kullanılması güvenli olan ve sağlık sorunlarına yol açmayan sulardır. Küresel olarak insanların %89’u (6.5 milyar kişi) iyileştirilmiş içme suyu kaynağına erişebilmektedir. Yaklaşık %71’i (5.2 milyar kişi) musluk suyu gibi gerektiğinde kullanılabilir kaynaklara erişebilirken, 1.3 milyar kişi su kuyularına ya da herkese açık musluklara erişebilmektedir. En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır. Bu da, kolera ya da tifo gibi enfeksiyöz ishallere sebep olmakla beraber yılda 502.000 kişinin ölümüne sebep olmaktadır.

İçme suyu şebekesi
İçme suyu şebekesi, yerleşim birimlerinin içme suyu ihtiyacının karşılanması amacı ile bir ana isale hattı üzerinden son kullanıcıya kadar ulaştırılan suyun dağıtıldığı sistemdir.

Türkiye’de içme suyu şebekelerinin projelendirilmesi ve yapımı DSİ, İller Bankası ve belediyelere gibi bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, nüfusu 100.000’i aşan şehirlere içme, kullanma ve endüstri suyu sağlanması görevi DSİ’ye aittir.

Ülkemizde içme ve kullanma suyu; insanların günlük faaliyetlerinde içme, yıkanma, temizlik ve bu gibi ihtiyaçları için kullandıkları, muhtevasında bulunması gereken özellikleri TS 266 ile belirlenmiş olan sulardır. İçme suyunda hastalık yapıcı hiçbir mikroorganizma bulunmamalı; klorür, sülfat, çinko, nitrit, kurşun gibi kimyasal maddeler belirlenen miktardan fazla olmamalı; renk, bulanıklılık, pH istenen özelliklerde olmalıdır. Susuz hayat mümkün olamayacağı için içme ve kullanma suyu sürekli ve güvenli bir biçimde temin edilmesi ve su kaynakları korunması günümüzde büyük önem kazanmıştır. Yeryüzündeki sular da birbiriyle bağlantılı olduğundan herhangi bir bölgedeki kirlilik ekosistemdeki etkileşim aracılığıyla başka bir bölgeye de taşınmaktadır. Bu nedenle kullanıldıktan sonra atıksu adını alan su, birikinti ve kirlilik etkeni olmayacak, içme ve kullanma sularını kirletmeyecek biçimde çevreden uzaklaştırılmalıdır.

İçme ve kullanma suyunun kalitesindeki bozulmalar çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Bu yüzden içme suyunun belirli özelliklere sahip olması gerekiyor; bunları kısaca şöyle özetlenebilir;

  • Hastalık yapıcı mikroorganizmalar içermemelidir.
  • Kokusuz, renksiz, berrak ve içimi hoş olmalıdır.
  • Sularda fenoller, yağlar gibi suya kötü koku ve tat veren maddeler bulunmamalıdır.
  • Yeterli derecede yumuşak olmalıdır.
  • Ne aşındırıcı olmalı, ne de taş yapmalıdır.
  • Hidrojen sülfür, demir ve mangan gibi elementleri ihtiva etmemelidir.
  • Suda sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulunmamalıdır. Bazı kimyasal maddeler zehirli etki yapabilir; arsenik, kadmiyum, krom, kurşun, cıva gibi. Bunun yanında baryum, nitrat, florür, radyoaktif maddeler, amonyum, klorür gibi maddeler sınır değerlerinin üzerinde sağlığa olumsuz etkileri olan maddelerdir. Bazı kimyasalların varlığı aynı zamanda, suya kirli suların karıştığının göstergesidir. Sular kullanma maksatlarına uygun olmalıdır.
Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]
(Visited 3 times, 1 visits today)

benzer konular

Leave a Comment